Büyük, karlı bir ormanda Minik Kızıl adında sevimli bir tilki yaşıyordu. Minik Kızıl’ın sıcacık, turuncu tüyleri ve kocaman, bembeyaz bir kuyruk ucu vardı.
Yılbaşı gecesi yaklaşmıştı. Ormandaki bütün hayvanlar çok heyecanlıydı. Tavşanlar evlerini çam dallarıyla süslüyordu. Sincaplar cevizleri parlak kağıtlara sarıyordu. Herkes Noel Baba’nın getireceği yeni yıl hediyelerini bekliyordu.
Minik Kızıl bir gün annesine sordu:
— Anneciğim, Noel Baba herkese hediye getiriyor. Peki, ona kimse hediye vermiyor mu?
Annesi gülümsedi. Minik Kızıl’ın başını okşadı.
— Noel Baba hediye vermeyi çok sever yavrum. Ama bildiğim kadarıyla ona kimse bir şey vermez.
Minik Kızıl çok üzüldü.
— Bu haksızlık, dedi kendi kendine. Ben bu yılbaşı ona güzel bir hediye vereceğim!
Küçük tilki ormanda yürüyüşe çıktı. Noel Baba neyi severdi acaba? Kar altında parlayan kırmızı bir böğürtlen buldu. Böğürtleni kokladı ama bu hediye için çok küçüktü. Sonra büyük bir çam kozalağı gördü. Kozalak çok güzeldi ama Noel Baba’yı ısıtmazdı.
Sonra aklına harika bir fikir geldi. Kış geceleri hava çok soğuk olurdu. Noel Baba gökyüzünde kızağıyla gezerken üşüyebilirdi.
Minik Kızıl hemen işe koyuldu. Ormandaki yaşlı baykuş Tonton Nine’den yardım istedi. Tonton Nine ona yumuşacık, beyaz koyun yünleri verdi. Minik Kızıl günlerce uğraştı. Küçük patileriyle yünleri sardı, düğümledi ve sıcacık, yumuşacık bir atkı ördü. Atkı tam Noel Baba’nın boynuna göreydi.
Sonunda yılbaşı gecesi geldi. Gökyüzünde yıldızlar parıl parıl parlıyordu. Evlerin pencerelerinde renkli ışıklar yanıyordu. Minik Kızıl’ın ailesi neşeyle yeni yıl yemeğini yedi. Sonra geri sayım başladı:
— Üç, iki, bir! Mutlu yıllar!
Herkes birbirine sarıldı. Minik Kızıl ördüğü atkıyı güzelce katladı. Süslü yılbaşı ağacının en altına, kırmızı bir kurdeleyle bağlayıp bıraktı. Yanına da minik bir not yazdı:
"Bu hediye senin için Noel Baba. Bizi hiç unutmadığın için teşekkür ederim."
Küçük tilki yatağına yattı ve heyecanla uykuya daldı.
Gecenin tam ortasında ormana tatlı bir çıngırak sesi yayıldı. Noel Baba sessizce odaya girdi. Ağacın altına baktı. Kendi getirdiği hediyeleri bırakırken minik tilkinin paketini gördü. Notu okuyunca gözleri sevinçle parladı. Yüzünde sıcacık bir tebessüm belirdi. Yumuşacık atkıyı hemen boynuna doladı. Gerçekten de hava çok soğuktu ve atkı onu hemen ısıttı.
Sabah olduğunda Minik Kızıl hızla ağacın yanına koştu. Yaptığı atkı gitmişti! Onun yerine ağacın altında parlayan küçük bir kart vardı. Kartın üzerinde kırmızı eldivenli bir el sallıyordu. Yanında da fısıltı gibi tatlı bir not vardı:
"Sevgili Minik Kızıl, atkın içimi de boynumu da ısıttı. Hayatımda aldığım en güzel yılbaşı hediyesiydi."
Minik Kızıl neşeyle havaya zıpladı. Başkalarını mutlu etmek, dünyadaki en güzel hediyeydi.